Sel-Er Hukuk

ŞEHİTLİK VE GAZİLİK HUKUKU

GAZİLİK VE ŞEHİTLİK DURUMUNDA TAZMİNAT VE MAAŞ DAVALARI

  1. Vazife Malullüğü (Maaş Bağlama Davaları)      

Vatan savunmasında şahadet şerbetini yudumlayanların dini ve vicdani bakımdan şehit olduğuna elbette ki hiçbir şüphe yoktur. Fakat zaman zaman kamuoyunda ŞEHİT OLDU yada ŞEHİT SAYILMADI şeklinde değerlendirmelerle karşılaşabilirsiniz. Bu değerlendirmeler ne anlama gelmektedir sorusunu açıklamak isteriz:

  

   Mevcut kanunlarımızda hukuken kimlerin şehit yada gazi sayılıp kimlerin  sayılmayacağı hususunda net bir tanımlama yapılmamıştır. Kanunlarımızca şehit yahut gazi sayılanların genelde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yahut Sosyal Güvenlik Kurumu kabul etmediğinde mahkeme kararıyla haklarında vazife malullüğü aylığı bağlananlar olduğu anlaşılmaktadır. Yani şehit sayıldı dendiğinde yada gazi sayıldı şeklinde bir haber gördüğünüzde düşünülmesi gereken 5534-5510 sayılı kanunlar  ile 2330 yahut 3713 sayılı kanunlar gereği haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulananlar olarak algılanmalıdır. Şehit sayılmadı yada gazi sayılmadı şeklinde işittiklerimizi haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanmayanlar yani kendilerine yada yakınlarına maaş bağlanmayanlar olarak algılamalıyız.

Vazife malullüğü ne demektir sorusuna cevaben ise yine 5434 sayılı kanun 45.Maddesi ve bu maddenin yerine yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. Maddesini göstermek gerekmektedir. Bu kanun maddesine göre ’’ Sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa buna vazife malullüğü bunlara uğrayanlara da vazife malulü denir.’’ şeklindedir.

Yani askerlik yahut kolluk görevi özelinde değerlendirilecek olursa askerlik görevini veya kolluk görevini icra ederken görevinin neden ve tesiri ile malul hale gelenlere vazife malulü denmekte ve bunu hak edenlere de aylık bağlanmaktadır.

Yukarıda saydığımız kanun maddeleri bağlanacak vazife malullüğü aylığının nitelik ve çeşitlerini göstermektedir. Yine toplumsal hayatta terör gazisi iç güvenlik şehidi gibi tanımlamalara şahit olunmaktadır. Bu tanımlamalar da ilgilisine bağlanan aylığın düzenlendiği kanun maddesi ile ilgilidir. Örneğin terörle mücadelede yaralanan ve malul hale gelen bir askere bağlanacak aylığın 3713 sayılı kanun maddesi uyarınca bağlanması gerekmektedir. Yine iç güvenlik asayiş faaliyeti sırasında yaralanan polise bağlanması gereken aylık 2330 sayılı kanun gereğidir.

 Bu nedenle yakınımızda yahut çevremizde yaşanan olaylar değerlendirilirken bu çerçevede bir değerlendirme yapmak vazife malullüğünü kavramak şehitlik ve gazilik tanımının karşılığının ne olduğunu anlamak açısından faydalı olacaktır.

 Sosyal Güvenlik Kurumu yukarıda bahsettiğimiz kanun maddelerinin değerlendirmesinde kanaatimizce zaman zaman hataya düşmekte ve olumsuz neticeye ulaşmaktadır. Bunun üzerine hak sahiplerine bir dava açma süresi doğmakta ve bu süreyi kullanmaları gerekmektedir. Sürenin geçmesiyle birlikte bu hakkın kullanılmasından vazgeçilmiş sayılacağını hatırlatmayı görev bilmekteyiz. Bu anlamda şehit sayıldı yahut gazi sayıldı şeklinde çıkan haberleri ve duyduklarımızı mahkeme kararıyla bu hakkı elde edenler olarak algılarsak yanılmamış oluruz.

  Bu anlamda duyduklarımızı değerlendirirken bu tespitlerden yola çıkılmalı ; her olay kendi içerisinde mütalaa edilmeli ve şehitlik yada gazilik hususları ile ilgili hukuki girişimde bulunulmadan önce uğranılan zararların telafisi ve olası hak kayıplarının önlenmesi açısından hukuki yardım alınmalıdır.

  1. Tam Yargı Davaları (Askeri ve İdari Tazminat Davaları)

 Bilindiği üzere tam yargı davası; idarenin herhangi bir işlemi, eylemi veya ihmali nedeniyle zarara uğrayan kişinin maddi ve manevi zararının tazmini amacıyla başvurulan  idari dava yoludur.  Niteliği itibari ile anlaşılır olması açısından  idareler aleyhine açılan   tazminat davaları olarak kısa bir tanımlama yapılabilir.

Asayiş ve güvenlik görevini ifade ederken kışla içerisinde ya da görev sırasında, operasyonda ölen veya yaralananların açacağı tazminat davaları tam yargı davasıdır. Bu davalar  Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevinin sona ermesiyle birlikte artık tamamen idari yargıda görülmektedir. 

Anayasamızın 125. Maddesi “ İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.’’ Şeklindeki amir hükmünden yola çıkarak idareye atfedilebilir her türlü hizmet kusuru yahut kusursuz sorumluluk çerçevesinde uğranılan zarar dava yoluyla giderilmelidir.

İdarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğu başlıkları altında incelenmektedir.

 Tam yargı tazminat davasına konu olabilecek hallere ilişkin bazı durumlar ve kapsamları şu şekildedir:

  • Askerlik görevini yaparken terörle mücadele operasyonunda mayın patlamasıyla ya da silahlı çatışmada yaralanan yada şehit olan askerler
  • Birlik-kışla içerisinde askerlik görevini yerine getirirken spor , eğitim,tatbikat yada mühimmat tertip ve düzenleme faaliyetleri esnasında yaralanan yada hayatını kaybedenler
  • Arkadaşının silahından çıkan kurşun ile yaralanan yada hayatını kaybedenler
  • Operasyona,göreve giderken yada dönerken yaşanan trafik kazaları
  • Kolluk görevini icra eden polis memurunun şüpheli tarafından yaralanması yada vurularak şehit edilmesi
  • Polis Memurunun yol emniyeti ve trafik güvenliğini sağlarken trafik kazasında yaralanması ya da hayatını kaybetmesi
  • Devlet hastanesinde görevli doktorun yanlış iğne yapması nedeniyle bir kimsenin sakat kalması,
  • Ambulans şoförünün hasta taşırken yaptığı trafik kazası nedeniyle ambulanstaki hastanın ölmesi,
  • Hastanenin steril olmaması nedeniyle virüs bulaşan bir kimsenin vefat etmesi,
  • İdarenin döşediği kaçak elektriğin çarpması nedeniyle ölüm gerçekleşmesi v.b

Elbette bu örnekler sınırlı olarak verilmişse de bu örneklerin fazlası sosyal hayatta karşımıza çıkmaktadır.

İdare aleyhine açılan davalarda uğranılan zarar ile orantılı  olarak tazminat talep edilmesi gerekmektedir.

Bu anlamda tazminat hakları olduğunu düşünen POLİS, SUBAY,ASTSUBAY,UZMAN ÇAVUŞ,SÖZLEŞMELİ ER YADA ERLER, GÜVENLİK KORUCULARININ GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRİRKEN YAŞADIKLARI OLAYLAR İLE İLGİLİ OLARAK kanunda yazılı süreleri geçirmeksizin askeri dava departmanımız ile iletişim kurmaları önem arz etmektedir.

HEM VAZİFE MALULLÜĞÜ (ŞEHİTLİK GAZİLİK MAAŞLARI) HEM DE TAZMİNAT DAVALARI KONUSUNDA HEM BASINDA YER ALAN HABERLERİMİZ HEM DE KAZANDIĞIMIZ EMSAL DAVALARI SİTEMİZDEN İNCELEYEBİLİRSİNİZ.

Vatan toprağını namus bilip can veren şehitlerimize ve askerlik ocağını peygamber ocağı gören gazilerimize selam olsun…

İyi ki varsınız..

Dualarımız her daim sizlerle..

 

 

Emsal Kararlar

VAZİFE MALULLÜĞÜ

ASKERLİK GÖREVİ SIRASINDA SOLUNUM YOLLARINDAN RAHATSIZLANAN VE SONUCUNDA KALP YETMEZLİĞİ NEDENİ İLE MALUL HALE GELEN ASKER GAZİ SAYILDI.

Askerlik görevini icra ettiği sırada geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı olarak kalp yetmezliği  gelişen asker gördüğü tedavilere rağmen iyileşemeyerek malul hale geldi. Rahatsızlığının askerlik görevinden kaynaklandığının tespiti için başlatılan hukuki mücadele yapılan uzun tıbbi araştırmalar ve değerlendirmeler neticesinde kazanıldı ve asker gazi sayılarak tarafına vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERLİK GÖREVİ SIRASINDA AKCİĞER ENFEKSİYONUNA YAKALANIP VEFAT EDEN ASKER 25 YIL SONRA ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

1997 yılında askerlik görevini yapmakta iken rahatsızlanan ve yanlış teşhis konulan askerin tüberküloz nedeni ile vefat ettiğine ilişkin belgenin ortaya çıkması ile başlatılan hukuki süreç neticesinde askerin vefatından 25 yıl sonra şehit sayılmasına karar verildi ve davacı olan anne babasına vazife malullüğü aylığı bağlandı. 

40 YIL ÖNCE TRAFİK KAZASINDA VEFAT EDEN ASKER ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

1983 yılında askerlik vazifesini ifa ettiği sırada yaşanan trafik kazasında vefat eden askerin annesi 40 yıl sonra başlattığı hukuki mücadeleyi kazandı ve oğlu şehit sayıldı. Ankara İdare Mahkemesi tarafından verilen karar neticesinde davacı anneye oğlunun vefatından 40 yıl sonra vazife malullüğü aylığı bağlandı.

1947 yılında Şanlıurfa’da ifa ettiği askerlik görevi sırasında bulaşıcı hastalığa yakalanarak
vefat eden askerin şehit (vazife malulü) sayılması için Avukat Serpil ÖZTÜRK tarafından yürütülen hukuki süreç sonunda müteveffa idare mahkemesi kararı ile şehit (vazife malulü) kabul edildi. 74 YIL aradan sonra şehit sayılan müteveffanın askere gittiği sırada yeni doğmuş olan kızı Rabia Hanım’a  şehit maaşı bağlandı. Şehidin ailesi idare mahkemesi kararı ile başta şehitlik  aylığı olmak üzere birçok hakka sahip oldu.

Askerlik görevi sırasında üstleri ve diğer arkadaşları tarafından uğradığı fiziksel ve psikolojik şiddet nedeni ile
hayatına son veren askerin ailesi oğullarının  şehit sayılması için Avukat Serpil ÖZTÜRK’e başvurdu. Öztürk’ün başlattığı hukuki süreç sonunda idare mahkemesi vefat eden askerin şehit sayılmasına karar verdi. Karar neticesinde aileye şehitlik maaşı bağlandı ve vazife malullüğü statüsü nedeni ile birçok hak kazanıldı.

1984 yılında İstanbul’da askerlik görevini ifa etmekte iken yakalandığı tüberküloz nedeni ile
vefat eden askerin eşi başlattığı hukuki mücadeleyi kazandı. Eşinin şehit sayılması için Avukat Serpil ÖZTÜRK’e başvuran Keziban
  Hanıma süreç sonunda idare mahkemesi kararı neticesinde şehitlik maaşı bağlandı. 37 yıl aradan sonra şehit sayılan askerin ailesi idare mahkemesi kararı neticesinde şehitlikten doğan haklarına kavuştu.

Bilecik’te askerlik görevini yapmakta iken 2006 yılında midesinden rahatsızlanarak
vefat eden asker 15 yıl sonra şehit sayıldı. Vefat eden askerin ailesi oğullarının şehit sayılabilmesi için Avukat Serpil ÖZTÜRK’e başvurdu. Öztürk tarafından yürütülen süreç sonunda idare mahkemesi vefat eden askerin şehit olduğuna karar verdi ve ailesine şehitlik maaşı bağlandı.

Gaziantep’te ifa ettiği askerlik vazifesi esnasında arkadaşının silahından çıkan kurşun nedeni ile
vefat eden askerin ailesi hukuki mücadelesini kazandı. Avukat Serpil ÖZTÜRK’ün başlattığı hukuki süreç sonunda idare mahkemesi kararı ile şehit sayılan askerin ailesine şehit maaşı bağlandı. 

ASKER DE İKEN TÜBERKÜLOZA YAKALANAN ASKER, GAZİ SAYILDI.

Askerlik görevini yaparken rahatsızlanan ve tüberküloz teşhisi konulan davacı rahatsızlığının  askerlik görev ve tesirinden kaynaklandığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi’nde açtığı davayı kazandı. İdare Mahkemesi, davacının rahatsızlığı ile askerlik görevi arasında nedensellik bağı kurdu ve davacı GAZİ kabul edilerek tarafına vazife malullüğü aylığı bağlanmasına karar verildi.

NÖBETTE ARKADAŞI TARAFINDAN VURULAN ASKER ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

Davacılar tarafından oğullarının askerlik görevini yaparken nöbet değişimi sırasında arkadaşının silahından çıkan kurşunla vefat etmesi olayının, İdare Mahkemesi’nin yaptığı yargılama sonucunda askerlik görevi nedeniyle meydana geldiğine karar verildi. Vefat eden asker bu karar ile ŞEHİT kabul edildi ve davacı aileye maaş bağlandı.

ASKERLİK GÖREVİ ESNASINDA HEPATİT-B (SARILIK) TEŞHİSİ KONULAN ASKER GAZİ SAYILDI.

Sağlam raporu alarak askerlik görevine başlayan ve askerlik görevinin ilerleyen sürecinde Hepatit-B (sarılık) teşhisi konulan davacı, rahatsızlığının askerlik görevi nedeniyle meydana geldiğinden bahisle gazi sayılması için İdare Mahkemesi’nde dava açtı. İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme neticesinde davacının maluliyetine sebep olan rahatsızlığın askerlik görev ve tesiriyle meydana geldiğine karar verdi ve davacı GAZİ sayıldı. Gazi sayılan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERLİK YAPTIĞI SIRA DA YAKALANDIĞI TÜBERKÜLOZ HASTALIĞI NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER, 50 YIL SONRA ŞEHİT SAYILDI.

Davacı, babasının 50 yıl önce askerlik görevini ifa ederken yakalandığı tüberküloz nedeniyle şehit sayılması için açtığı davayı kazandı. İdare Mahkemesi davacının babasının yakalandığı tüberküloz hastalığına , askerlik görevinin etkisiyle yakalandığına ve bu nedenle şehit sayılmasına karar verdi. Verilen karar ile birlikte müteveffa 50 yıl sonra ŞEHİT sayıldı ve davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından maaş bağlandı.

GÖREVİ SIRASINDA TRAFİK KAZASI GEÇİREN POLİS, 26 YIL SONRA 2330 SAYILI KANUN KAPSAMINDA GAZİ KABUL EDİLDİ.

Emniyet Müdürlüğü’nde Polis Memuru olarak görev yapmakta iken intibak atışı yapmak üzere atış poligonuna gittiği sıra da trafik kazası geçiren davacı, kaza nedeniyle malul hale geldiğinden bahisle 2330 Sayılı Kanun kapsamında gazi sayılması için açtığı davayı kazandı. İdare Mahkemesi, davacının geçirdiği trafik kazasının 2330 Sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi ve bu nedenle malul hale gelen davacı 26 YIL sonra iç güvenlik gazisi kabul edildi.

ASKERLİK GÖREVİNİ YAPTIĞI SIRA DA YAKALANDIĞI TÜBERKÜLOZ RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER, 34 YIL SONRA ŞEHİT SAYILDI.

Davacılar, murislerinin askerlik görevini yapmakta iken askerlik şartları nedeniyle yakalandığı tüberküloz hastalığından vefat etmesi olayının, askerlik görev ve tesiriyle meydana geldiğinin tespit edilerek murislerinin şehit sayılması için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare Mahkemesi 34 YIL önce, askerlik görevini yaparken tüberküloz rahatsızlığına yakalanan ve vefat eden askerin, vefatın askerlik görevinin etkisiyle meydana geldiğine ve vefat eden askerin ŞEHİT sayılmasına karar verdi. Şehit sayılan askerin ailesine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERDE İNTİHAR EDEN ASKER ŞEHİT SAYILDI.

Askerlik görevini ifa etmekte iken intihar eden askerin kardeşi, intihar olayının askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğinden bahisle kardeşinin şehit sayılması için İdare Mahkemesi’nde açtığı davayı kazandı. İdare Mahkemesi yaptığı yargılama neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda intihar olayı ile askerlik görevi arasında illiyet bağı kurdu ve intihar eden askerin ŞEHİT sayılmasına karar verdi.

ASKERLİK GÖREVİ ESNASINDA RAHATSIZLANARAK VEFAT EDEN ASKER ŞEHİT SAYILDI.

Sağlam raporu alarak askerlik görevine başlayan ve hazır kıta faaliyeti akabinde rahatsızlanarak vefat eden askerin ailesi, oğullarının vefatına sebep olan rahatsızlığın askerlik görevi nedeniyle meydana geldiğinden bahisle oğullarının şehit kabul edilmesi için İdare Mahkemesinde açtıkları davayı kazandı. Mahkeme vefat eden askerin rahatsızlığının, askerlik görevinin etkisiyle oluştuğuna ve bu nedenle askerin ŞEHİT sayılması gerektiğine karar verdi. Oğlu şehit sayılan aileye Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERDE YAŞADIĞI TERÖR SALDIRISI NEDENİYLE POST TRAVMATİK STRES BOZUKLUĞU TEŞHİSİ KONULAN ASKER, 25 YIL SONRA TERÖR GAZİSİ SAYILDI.

Askerlik görevini yaparken bölücü terör örgütü mensuplarının düzenlediği saldırı sonrası post travmatik stres bozukluğu teşhisi konulan davacı, terör gazisi sayılması için İdare Mahkemesinde açtığı davayı kazandı.Davacının maluliyetine sebep olan rahatsızlığın klinik seyrinin incelenmesi ile, rahatsızlığın askerlik sebep ve tesiriyle meydana geldiğine karar veren İdare Mahkemesi, 25 YIL sonra davacının terör gazisi sayılmasına karar verdi. Karar ardından davacıya  Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 3713 Sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlandı.

SAĞLAM RAPORU İLE ASKERLİK GÖREVİNE BAŞLAYAN VE RAHATSIZLANARAK VEFAT EDEN ASKER, ŞEHİT SAYILDI.

Sağlam raporu alarak askerlik görevine başlayan askerin, askerlik görevi sırasında koğuşta aniden rahatsızlanarak vefat etmesi olayı akabinde, askerin şehit sayılması için ailesi tarafından İdare Mahkemesinde dava açıldı. İdare Mahkemesi yargılama sürecinde, mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde vefata sebep olan rahatsızlığın askerlik görev ve tesiriyle meydana geldiğine karar vererek, askerin ŞEHİT sayılmasına karar verdi.

ASKERLİK GÖREVİNİ İFA ETTİĞİ SIRA DA GEÇİRDİĞİ MİDE RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER,İDARE MAHKEMESİ KARARIYLA ŞEHİT SAYILDI.

Sağlam raporu alarak askerlik görevine başlayan asker, askerlik görevini ifa ederken mide rahatsızlığı geçirmiş ve rahatsızlığı nedeniyle vefat etmiştir. Davacı aile tarafından, oğullarının geçirdiği rahatsızlığın askerlik görev ve tesiriyle meydana geldiğinin tespiti ile askerin şehit sayılması için İdare Mahkemesinde dava açıldı. İdare Mahkemesi yaptığı yargılama neticesinde, askerin vefatı ile askerlik görevi arasında illiyet bağı bulunduğuna karar vererek vefat eden askerin ŞEHİT sayılmasına karar verdi.

ASKERDE İKEN GEÇİRDİĞİ AKCİĞER ENFEKSİYONU NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER 31 YIL SONRA ŞEHİT SAYILDI.

Askerlik görevini yaptığı sırada akciğer enfeksiyonu geçiren ve kurtarılamayarak vefat eden askerin eşi, eşinin vefatına sebep olan rahatsızlığın askerlik görevinin etkisiyle meydana geldiğinden bahisle eşinin şehit sayılması için İdare Mahkemesinde açtığı davayı kazandı. Mahkeme vefat eden askerin yakalandığı akciğer enfeksiyonu ve enfeksiyona bağlı gelişen komplikasyonların askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğine karar vererek vefat eden askeri ŞEHİT saydı. 31 YIL aradan sonra şehit sayılan askerin eşine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

İÇ KANAMA NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER, İDARE MAHKEMESİ TARAFINDAN ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

Askerlik görevine sağlam raporu alarak başlayan ve askerlik görevi sürecinde rahatsızlanan asker iç kanama nedeniyle vefat etti. Ailesi tarafından ölüm olayının askerlik görevinin etkisiyle meydana geldiğinden bahisle şehit sayılması için İdare Mahkemesinde dava açıldı. İdare Mahkemesi dosyadaki deliller ile belgelerin incelenmesi neticesinde askerin ŞEHİT sayılmasına karar verdi. Şehit sayılan askerin ailesine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERDE YAKALANDIĞI MENENJİT NEDENİYLE VEFAT EDEN ASKER, 30 YIL SONRA  İDARE MAHKEMESİ TARAFINDAN ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

Askerlik görevini yaptığı sırada menenjit geçiren ve kurtarılamayarak vefat eden askerin ailesi, oğullarının vefatına sebep olan rahatsızlığın askerlik görevinin etkisiyle meydana geldiğinden bahisle oğullarının şehit sayılması için İdare Mahkemesinde açtığı davayı kazandı. Mahkeme vefat eden askerin yakalandığı menenjitin askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğine karar vererek vefat eden askeri ŞEHİT saydı. 30 YIL aradan sonra şehit sayılan askerin ailesine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandı.

ASKERLİK GÖREVİ ESNASINDA ARKADAŞI TARAFINDAN VURULAN ASKER ŞEHİT KABUL EDİLDİ.

Davacılar tarafından oğullarının askerlik görevini yaparken arkadaşının silahından çıkan kurşunla vefat etmesi olayının, yargılama sonucunda askerlik görevi nedeniyle meydana geldiğine karar verildi. Vefat eden asker bu karar ile ŞEHİT kabul edildi ve davacı aileye vazife malullüğü aylığı bağlandı.

TAZMİNAT DAVALARI

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA GAZİ OLAN UZMAN ÇAVUŞUN AİLESİ İÇİN 225.000 TL (İKİ YÜZ YİRMİ BEŞ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ.

Terörle Mücadele Faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda gazi olan uzman çavuşun ailesi, uğradıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesi’nde dava açma haklarını kullandı. Yapılan yargılama neticesinde, gazinin maluliyeti de göz önünde bulundurularak, davacı aileye 225.000 TL (İki Yüz Yirmi Beş Bin Türk Lirası) manevi tazminat  ödenmesine karar verildi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA BAŞLATILAN HAREKATTA YARALANARAK GAZİ OLAN UZMAN ÇAVUŞA 100.000 TL (YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Yurtdışında Terörle Mücadele Faaliyetleri kapsamında başlatılan harekatta yaralanarak malul hale gelen gazi, çektiği acıya istinaden uğradığı manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. Yapılan yargılama neticesinde davacının yaşadıkları ve maluliyeti de dikkate alınarak, İdare Mahkemesince 100.000 TL (Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

ASKERDE İNTİHAR EDEN ASKERİN AİLESİ İÇİN MADDİ- MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Askerlik görevini ifa ederken intihar ederek vefat eden askerin ailesi, oğullarının vefatının idarenin hizmet kusuru nedeniyle meydana geldiğinden bahisle, taraflarına maddi-manevi tazminat ödenmesi istemiyle İdare Mahkemesi’nde dava açtılar. Mahkeme yargılama sürecinde, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile yaptığı inceleme neticesinde davacılar oğlunun askerlik görevinin nedeniyle intihar ettiğine , ölüm olayında idarenin kusuru bulunduğuna, bu nedenle de davacı aile maddi-manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA YURTDIŞINDA YÜRÜTÜLEN HAREKATTA ŞEHİT OLAN UZMAN ÇAVUŞUN AİLESİNE, 250.000 TL (İKİ YÜZ ELLİ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERDİ.

Terörle Mücadele Faaliyetleri kapsamında yurtdışında yürütülen harekatta şehit olan uzman çavuşun ailesi, çektikleri acıya istinaden uğradıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. Açılan davanın yargılama süreci sonunda İdare Mahkemesi davacı aile için 250.000 TL (İki Yüz Elli Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA GAZİ OLAN UZMAN ÇAVUŞ VE AİLESİ İÇİN, 445.000 TL (DÖRT YÜZ KIRK BEŞ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

İç Güvenlik Faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda bölücü terör örgütü mensuplarının tuzakladığı EYP’nin patlatılması ile yaralanan ve malul hale gelen gazi ile ailesi, yaşadıkları zorluklara ve çektikleri acıya istinaden uğradıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesi’nde dava açtılar. Mahkeme yargılama süreci sonrası, olayın mahiyeti ile davacı gazinin maluliyetini de dikkate alarak, davacılara 445.000 TL (Dört Yüz Kırk Beş Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA ŞEHİT DÜŞEN ASKERİN AİLESİ İÇİN 300.000 TL (ÜÇ YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ.

Terörle mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda, bölücü terör örgütü mensuplarının açtığı taciz ateşi sebebiyle şehit olan askerin ailesi, manevi tazminat hakkı kapsamında İdare Mahkemesinde dava açtı. Yapılan yargılama süreci sonunda, olayın meydana geliş şekli ile şehidin davacılar ile yakınlığı dikkate alınarak, davacı aileye 300.000 TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARI İLE ÇIKAN ÇATIŞMADA ŞEHİT OLAN ASKERİN EŞİNE 100.000 TL (YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Görev yaptığı operasyon esnasında, bölücü terör örgütü mensupları ile girilen çatışmada şehit düşen uzman çavuşun eşi, yaşadığı acıya istinaden uğradığı manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare

Mahkemesi yargılama neticesinde, şehidin eşine 100.000 TL (Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARININ DÜZENLEDİĞİ SALDIRIDA ŞEHİT OLAN ASKERİN AİLESİNE 380.000 TL (ÜÇ YÜZ SEKSEN BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Görev yaptığı operasyon esnasında, bölücü terör örgütü mensupları ile girilen çatışmada şehit düşen uzman çavuşun ailesi, şehidi kaybetmenin acısına istinaden uğradıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare Mahkemesi yargılama neticesinde, davacıların şehit ile olan yakınlıkları ile olayın meydana geliş şeklini de dikkate alarak davacı aileye  380.000 TL (Üç Yüz Seksen Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA GAZİ OLAN ASKER VE AİLESİNE 175.000 TL (YÜZ YETMİŞ BEŞ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

   Terörle Mücadele Faaliyetleri kapsamında yurtiçinde yürütülen operasyonda, bölücü terör örgütü mensuplarınca daha önceden döşenen EYP’nin patlatılması sonucu gazi olan uzman onbaşı ve ailesi, yaşadıkları manevi yıpranmanın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare Mahkemesi olayın meydana geliş şekli ile gazinin maluliyet oranını da dikkate alarak, davacılara 175.000 TL (Yüz Yetmiş Beş Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA ŞEHİT OLAN ASKERİN AİLESİNE 300.000 TL(ÜÇ YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Bölücü terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyonda, çıkan çatışmada şehit düşen Jandarma Astsubay’ın ailesi, yaşadıkları büyük kaybın ve çektikleri acıya istinaden uğradıkları manevi zararın tazmini için manevi tazminat davası açma haklarını kullandılar. İdare Mahkemesi yürütülen operasyonun mahiyeti, olayın oluş şekli ve davacıların şehit ile olan yakınlık ilişkisini de dikkate alarak davacılara 300.000 TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA ŞEHİT OLAN UZMAN ÇAVUŞUN AİLESİNE 300.000 TL(ÜÇ YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLDİ.

Davacılar murisi Jandarma Uzman Çavuşun, terör örgütüne karşı yürütülen operasyonda çıkan çatışmada şehit olması nedeniyle davacı aile yaşadıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare Mahkemesi yargılama neticesinde ailenin yaşadığı üzüntünün ve uğradıkları büyük yıkımın dikkate alınması ile davacılara 300.000 TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA ŞEHİT DÜŞEN UZMAN ÇAVUŞUN AİLESİ İÇİN 300.000 TL(ÜÇ YÜZ BİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLDİ.

Terörle Mücadele Faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda, bölücü terör örgütü mensuplarınca daha önceden tuzaklanan EYP’nin patlatılması sonucu şehit olan Uzman Çavuşun ailesi, çektikleri ızdırap ve verdikleri büyük kayıp nedeniyle uğradıkları manevi zararın tazmini için İdare Mahkemesinde dava açtı. İdare Mahkemesi yapılan yargılama neticesinde davacı aileye 300.000 TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

684 SAYILI KHK EMSALLERİ

İDARE MAHKEMESİ ASKERİ OPERASYONDA YARALANAN FAKAT MALUL SAYILMAYAN ASKERİN 684 SAYILI KHK KAPSAMINDA GAZİ OLDUĞUNA KARAR VERDİ.

Askerlik görevini yapmakta iken terörle mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda yaralanan asker, yaralanmasının mahiyeti nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malul sayılmadı. 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na 684 SAYILI KHK ile eklenen 3. Madde kapsamında gazi olmak için tekrar başvuruda bulunarak dava açan davacı İdare Mahkemesi kararı ile GAZİ sayıldı. Gazi sayılan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından maaş bağlandı.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONA GİDERKEN GEÇİRDİĞİ TRAFİK KAZASINDA YARALANAN ASKER, 684 SAYILI KHK KAPSAMINDA GAZİ SAYILDI.

Askerlik görevi esnasında terörle mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyona intikal ettiği sırada askeri araç ile kaza yapan fakat yaralanması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malul Kabul edilmeyen asker 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na 684 Sayılı KHK ile eklenen 3. Madde kapsamında gazi olmak için tekrar başvuruda bulunarak dava açtı. İdare Mahkemesi yürütülen yargılama süreci sonunda davacının 684 SAYILI KHK kapsamında GAZİ olduğuna karar verdi.

ASKERDE GEÇİRDİĞİ YARALANMA NEDENİYLE MALUL SAYILMAYAN ASKER, 23 YIL SONRA 684 SAYILI KHK KAPSAMINDA GAZİ SAYILDI.

Askerlik görevi esnasında , terörle mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda yaralanan fakat Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malul sayılmayan davacı, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na 684 Sayılı KHK ile eklenen 3. Madde kapsamında gazi olmak için başvuruda bulunarak dava açtı. Açılan dava sürecinde, yapılan inceleme sonucunda İdare Mahkemesi davacının 684 SAYILI KHK kapsamında GAZİ sayılmasına karar verdi. Gazi sayılan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlandı.

TERÖRLE MÜCADELE FAALİYETLERİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA YARALANAN FAKAT MALUL SAYILMAYAN ASKER, 24 YIL SONRA İDARE MAHKEMESİ TARAFINDAN 684 SAYILI KHK KAPSAMINDA GAZİ KABUL EDİLDİ.

Askerlik görevini icra ettiği sırada terörle mücadele faaliyetleri kapsamında yürütülen operasyonda yaralanan fakat yaralanmasının malul olmasına sebebiyet vermediğinden bahisle gazi kabul edilmeyen davacı, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na 684 Sayılı KHK ile eklenen 3. Madde kapsamında gazi olmak için başvuruda bulunarak dava açtı. Yargılama süreci sonunda, davacının 684 SAYILI KHK kapsamında GAZİ sayılmasına karar verildi. 24 YIL sonra gazi sayılan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlandı.

EĞİTİM ATIŞINA GİDERKEN GEÇİRİLEN TRAFİK KAZASINDA VEFAT EDEN ASKER 2330 SAYILI KANUN KAPSAMINDA VAZİFE MALULÜ SAYILDI.

Dava konusu olayda, davacıların oğlunun ölüm olayının askeri aracın eğitim atışı yapmak üzere atış alanına intikal halinde olduğu sırada meydana geldiği göz önüne alındığında, güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik eğitimin icra edilmesi için yürütülen faaliyet sırasında oluşan kazanın bu görevlerin neden ve etkisi ile meydana geldiği sonucuna varıldığından, davacılar murisinin ölüm olayının 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek, davacılara 5434 Sayılı Kanun’un 72.maddesine göre aylık bağlanması gerekirken, bu konudaki başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

MALULİYET DERECESİ ARTAN GAZİNİN VAZİFE MALULLÜĞÜ DURUMUNUN ARTAN DERECESİNE İSTİNADEN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

Dosyanın incelenmesinden; askerlik görevini yapmakta iken … tarihinde devriye görevi sırasında kaçakçılarla çıkan çatışmada ateşli silah yaralanması sonucu sakatlanan davacıya 5434 Sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca … tarihinden itibaren 6. derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı, davacı tarafından maluliyet durumunun tekrar değerlendirilerek derecesinin yükseltilmesi talebiyle yapılan başvurunun davalı idarece 5510 Sayılı Kanun’un Geçici 18. maddesinin 3.fıkrasına atıfla, maluliyetinin sürekli olduğuna karar verilen er ve erbaşların askerlik çağı dışına çıktıkları tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini isteyebilecekleri, davacı doğum tarihi itibarıyla askerlik çağı dışına çıktığı için talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığından bahisle reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada aynı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 5510 Sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce …. vazife malullüğü aylığı bağlanmış olan davacının talebinin aynı Kanun’un Geçici 18. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken, 5510 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde ve anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.

SAKATLIK ORANI ARTAN DAVACININ, ALINACAK YENİ SAĞLIK KURULU RAPORUNA GÖRE VAZİFE MALULLÜĞÜ DERECESİNİN YENİDEN TESPİT EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

Davalı idarece, … Komutanlığı emrinde J.Er olarak görevini yapmakta iken … tarihinde yaralanması üzerine hakkında …Hastanesince düzenlenen … tarihli ve …Sayılı raporun Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunca … tarihli ve … Sayılı kararı ile incelenmesi suretiyle 5. derece malul olduğuna ve maluliyetinin sürekli olduğuna karar verilmesi üzerine davalı idarenin … tarihli ve … Sayılı işlemi ile … tarihinden itibaren 5.derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı, davacı hakkında …İli …Hastanesi tarafından düzenlenen … tarihli ve … Sayılı sağlık kurulu raporu dikkate alınarak davacının sakatlık oranının yeniden belirlenmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın, davacının ilk sağlık raporunun Sağlık Kurulunca onaylandığı … tarihinden itibaren 3 yıl içinde malullük derecesinin arttığı hususunda müracaatı bulunmadığı gerekçesiyle davacının isteminin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.

3713 SAYILI KANUN KAPSAMINDA GAZİ OLANLARIN HER TÜRLÜ ORTEZ/PROTEZ İHTİYAÇLARININ KISITLAMA OLMAKSIZIN SGK TARAFINDAN KARŞILANMASI GEREKMEKTEDİR.

3713 Sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlanan malullerin, sağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları belirlenen her türlü ortez/protezin herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu’nca karşılanması gerektiği açıkça hükme bağlandığından, 3713 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca vazife malülü olan ve aktif yüksek enerji depolayan nitro sporcu koşu protezi kullanmasının uygun ve gerekli olduğunu …… Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmiş olan davacının, ödemek zorunda kaldığı  ….TL tutarındaki protez bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

MALULİYETİN ARTMASI DURUMUNDA NAKDİ TAZMİNAT KOMİSYONUNCA BU DURUMUN DEĞERLENDİRİLEREK ARADAKİ FARKIN ÖDENMESİ GEREKMEKTEDİR.

Dava, Jandarma Genel Komutanlığı … İl Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde Jandarma Maliye Binbaşı olarak görev yapan davacının, …. tarihinde içinde bulunduğu aracın yola döşenen mayına çarpması sonucu yaralandığı, malul olmaya neden olan vücudunda oluşan yaraların zamanla kötüleşerek sağlığının bozulduğundan bahisle …. tarihinde …Askeri Hastanesince yapılan muayene sonucu düzenlenen sağlık kurulu raporu ile sakatlık oranının arttığı, artan bu sakatlık oranına uygun olarak 2330 Sayılı kanun uyarınca tazminat verilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Kendilerine nakdi tazminat ödenen kişilerce nakdi tazminat ödendikten sonra aynı olay nedeniyle yeni bir sağlık raporu alınması veya T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce belirlenecek sakatlık derecesine göre ilk sağlık raporundaki kararın değişmesi halinde nakdi tazminatın bu duruma göre yeniden belirleneceği öngörülmüştür.

Öte yandan, davacı tarafından sakatlık oranının arttığı gerekçesiyle maluliyet derecesinin son duruma göre belirlenmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin T.C. Emekli Sandığı işlemine karşı açılan davada … İdare Mahkemesi’nin kararı ile davanın reddine karar verildiği, temyiz edilen söz konusu karar üzerine Danıştay ….Dairesince E:…. K:…. Sayılı karar ile davacının maluliyetinde değişiklik meydana gelmesi durumunda, bu maluliyet derecesinin tespiti için her zaman başvuruda bulunabileceğinden kararın bozulmasına karar verildiği görülmekte olup, bu durumda, vazife malulü olan davacının, malullük oranında değişiklik olup olmadığının tespitine esas olmak üzere; Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin Ek 1. maddesi gereğince, nakdi tazminat ödendikten sonra aynı olay nedeniyle murisin ölümü nedeniyle eldeki mevcut raporlara göre belirlenecek sakatlık derecesine göre ilk sağlık raporundaki maluliyet durumunun değişmesi halinde tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerekmekte olup, davacının aynı olay sebebiyle …. Askeri Hastanesinde yapılan muayenesi sonucu …. tarihli sağlık kurulu raporu aldığı ve bu rapora göre maluliyet derecesinin artmış olduğu gözetilmeksizin, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

VAZİFE MALULLÜĞÜ OLMADIĞINA SONRADAN KARAR VERİLEN DAVACININ BAĞLANAN AYLIKLARININ KESİLMESİ KARARI HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR.

Dosyanın incelenmesinden, davacının askerlik görevini yaparken … tarihinde bir er tarafından vurularak yaralandığı, sağ bacağında 3 cm kısalık oluşması nedeniyle askerliğe elverişli olmadığına dair … tarafından … tarihli rapor düzenlendiği ve olay tarihinde yürürlükte bulunan … tarih ve 19291 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğindeki düzenlemelere göre sakatlık durumu dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu 6.dereceden vazife malulü olduğu kabul edilerek aylık bağlandığı, daha sonra 5434 sayılı yasanın 61. maddesi uyarınca devre muayenesine tabi tutularak … tarihli … Asker Hastanesinde yapılan Sağlık Kurulu muayenesi sonucu anılan Yönetmeliğin eki olan Hastalık ve Arızalar Listesinin Kas ve İskelet Sistemi Hastalıkları bölümünün 59. maddesinde 7.11.2002 tarih ve 20002/3627 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Yönetmelikle yapılan değişiklik hükmü dikkate alınarak yedek askerlik görevini yapabilir kararı verildiği, bu raporun Sandık Sağlık Kurulu’nca … tarihinde incelenerek davacının malul olmadığına karar verilmesi nedeniyle aylıkları ve tütün ikramiyesinin kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda askerlik görevini yaparken bir erin açtığı ateş sonucu yaralandığı, bu yaralanma sonucu sağ bacağında 3 cm kısalık oluştuğu ve bu sakatlığının askerlik görevinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmadığından olay tarihindeki mevzuata göre vazife malulü olarak kabul edilen davacının, daha sonra anılan Yönetmelikte yapılan değişiklik hükmü dikkate alınarak düzenlenen rapor üzerine Sandık Sağlık Kurulunca vazife malulü olmadığına karar verilerek bağlanan aylıklarının kesilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde ve bu işleme karşı açılan davanın mahkemece reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay  Kararınca;

Davacının, asker olarak görev yaptığı dönemde kıtasından memleketine izinli olarak giderken trafik kazası sonucu sakat kaldığından bahisle kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ilişkin başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile  … tarihinden itibaren aylık bağlanması ve geciken ödemeler için yasal faize hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonunda, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 49. maddesine 1.4.1998 tarih ve 4354 sayılı Yasanın 1. maddesiyle eklenen fıkrada, maddede belirtilen süreleri geçirenlerden, T.C. Emekli Sandığına yazı ile başvuranlara, vazife malullüklerini belgelemeleri ve müstahak olmaları şartıyla müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanacağı, bunlara geçmiş süreler için aylık, aylık farkı ve emekli ikramiyesi veya farkının ödenmeyeceğinin hükme bağlandığı, dosyada bulunan er izin belgesi, …  Asliye Ceza Mahkemesi Kararı, … Askeri Hastanesinin … tarihli raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının askerlik yaptığı … İlinden …tarihinde bayram iznini kullanmak amacıyla memleketi olan …’ya hareket ettiği ve bu seyahati sırasında …. tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı ve ilk yardımın da …. Devlet Hastanesinde yapıldığı ve davacının yaralanma olayına ilişkin sunduğu belgelerin vazife malülü sayılması için yeterli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle kabul edilmiştir.

Danıştay  Kararınca;

Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlunun …..ili, … ilçesinde askerlik görevini yapmakta iken … tarihinde operasyon dönüşü silah bakımı sırasında bir başka er tarafından kazara vurularak vefat ettiği, davacılara 2330 Sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği, Emekli Sandığı tarafından davacıların oğlu vazife malulü olarak kabul edilmesine karşın ölüm olayının 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi sebebiyle davacıların 5434 Sayılı Kanun’un 72. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aylık bağlanması taleplerinin reddedildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, davacıların oğlunun ölüm olayı; barışta güven ve asayişi koruma faaliyetine yönelik çalışmalar sırasında meydana geldiğinden, 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve davacılara 5434 Sayılı Kanun’un 72. maddesinin son fıkrası uyarınca malul ve muhtaç olma şartı aranmaksızın aylık bağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Danıştay  Kararınca;

Dosyanın incelenmesinden; …. İli Merkez …… Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde Uzman Jandarma Çavuş olarak görevli iken …. tarihinde icra edilen operasyona katılan davacının, operasyon dönüşünde silahlara doldur-boşalt yapıldığı sırada başka bir uzman jandarmanın tüfeğinin emniyetini kontrol ederken dikkatsizlik ve tedbirsizlikle tüfeğinin tetiğe dokunması sonucunda silahın ateş alması ile sağ dizinden yaralandığı, yapılan muayene ve tedavi sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilmesi üzerine vazife malulü olarak emekli olduğu, yaralanma olayının doğrudan emniyet ve asayişin sağlanması sırasında olmadığından bahisle nakdi tazminat ödenmemesine dair … tarihli ve …. Sayılı işlem tesis edildiği, söz konusu bu işleme karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde E:…. esasına kayıtlı dosya ile dava açıldığı, davanın E:…, K:…. Sayılı karar ile reddedildiği, ancak yaralanma olayı nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle …. İdare Mahkemesi’nin E… esas numaralı dosyasında açmış olduğu davada, adı geçen mahkeme tarafından davacının 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlanması gerektiği gerekçesiyle verilen … tarihli ve E:… K:….Sayılı kararın Danıştay ….Dairesince … tarihli ve E:…., K:…. Sayılı karar ile onanması üzerine, yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından bahisle …. tarihinde yeniden nakdi tazminat ödenmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu ve davalı idarece başvurunun …. tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, …. İli Merkez ….Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde görevli iken … tarihinde icra edilen operasyona katılan davacının, operasyon dönüşünde silahlara doldur-boşalt yapıldığı sırada arkadaşının silahının ateş alması üzerine yaralandığı dikkate alındığında, güven ve asayişi sağlamakla görevli olduğu sırada, bu görevinden dolayı maruz kaldığı olay neticesinde yaralandığı anlaşılmakla, olayın 2330 Sayılı Kanun kapsamında olduğu sonucuna ulaşıldığından, aksi yönde tesis edilen işlemde ve anılan işleme karşı açılan davayı reddeden İdare mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Danıştay Kararınca;

Dava konusu olayda ise, davacının astsubay olan eşinin görevli bulunduğu sırada görevi gereği kullandığı araç ile yaptığı trafik kazası sonucu vefat ettiği anlatılmaktadır.

Her ne kadar, trafik kazasının oluşumunda ölen araç sürücüsü 5/8 oranında kusurlu bulunmuş ise de: dikkatli bir kimseden beklenebilen özen ve dikkati göstermemek biçimindeki söz konusu fiil maluliyet ile görev arasındaki neden sonuç ilişkisini ortadan kaldırır nitelikte bulunmamaktadır. Bu haliyle ölen murisin vazife malulü sayılması ile davacı ve çocuğuna bu nedenle vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Danıştay Kararına göre:

Türk milleti adına hüküm veren Danıştay … gereği görüşüldü: Davacının, .. Alay Komutanlığında askerlik görevi yaparken, ……. tarihinde malzeme sayımı sırasında, elinde bulunan el bombasının patlaması sonucu sakat kaldığından bahisle vazife malulü sayılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin …. günlü, … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesince; davalı idarenin, davacının el bombasını kurcalayıp tapasını çekmesini, emir ve talimatlara aykırı davranış olarak nitelendirdiği ve olayın davacının kendisini yaralamasından oluştuğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı yolundaki … Askeri Savcılığının …. tarih ve …. sayılı kararına dayandığı, gerçekten de sözü edilen savcılık kararında eylemin davacının kendi tedbirsizliğinden kaynaklandığı belirtilmekte ise de, aynı kararda “… tapayı incelediği sırada çekmiş olmalı ki el bombasına takılı olmayan el bomba tapasının patladığı…” şeklinde bir anlatım bulunduğu, olayın bu aktarılış biçiminin eylemin gerçekleşme akışının ve oluş nedeninin tam bir açıklıkla belirlenemediği izlenimini verdiği, ceza yargılaması yönünden varılan sonuçların, her zaman idari kararların alınışında etkili olamayacağı, davacının tapayı çektiği bir olasılık olduğuna göre vazife malullü sayılmaması yolundaki kararın haklı nedenlere dayanmadığı, öte yandan, cezai yönden ilgili kişinin kusuru olarak görülen eylemin, vazife malullüğü nitelendirilmesinde, kişisel kusur ve emirlere uymayan davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle …. günlü, E: …, K: … sayılı kararla, dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Danıştay Kararınca;

…’da askerlik görevini yapmaktayken hastalığı nedeniyle sevkedildiği hastanece düzenlenen rapor uyarınca üç ay hava değişimi ile taburcu edilen davacı, bindiği özel araçla memleketine giderken başka bir araçtan fırlayan taşın aracın camını kırması üzerine sıçrayan cam parçalarından dolayı sağ gözünün görme hissini kaybetmesi sonucu 5434 sayılı Yasa hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlanmasını istemiştir.

Emekli Sandığı Yönetim Kurulu’nun …. tarih ve …sayılı kararıyla davacının sakatlığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediği öne sürülerek davacının isteği reddedilmiştir.

Davacının vazife malullüğü aylığı bağlanması isteğinin reddine ilişkin bu işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonunda … İdare Mahkemesi başlangıçta davanın reddi yolunda verdiği …. tarih ve E:…, -K:… sayılı kararın dairemizin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla bozulması üzerine, dairemizin bozma kararına uymak suretiyle; 5434 sayılı Yasa’nın 56. maddesinde erlerin silah ve terhislerinde ( şerbet şevkler dahil ) şevkleri sırasında vazife malulü olmaları halinde kendilerine yasada belirtilen şekilde aylık bağlanmasının öngörüldüğü, olayda da hastalığı nedeniyle şubesinde beklemek üzere hava değişimine gitmekteyken sakatlanan ve askerliğe elverişli olma niteliğini kaybeden davacının vazife malulü olduğunun kabulüyle anılan yasa hükmü uyarınca kendisine aylık bağlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.

Danıştay Kararınca;

Davacının, asker olarak görev yaptığı dönemde kıtasından memleketine izinli olarak giderken trafik kazası sonucu sakat kaldığından bahisle kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ilişkin başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile …. tarihinden itibaren aylık bağlanması ve geciken ödemeler için yasal faize hükmedilmesi istemiyle açtığı dava sonunda, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 49. maddesine …tarih ve 4354 sayılı Yasanın 1. maddesiyle eklenen fıkrada, maddede belirtilen süreleri geçirenlerden, T.C. Emekli Sandığına yazı ile başvuranlara, vazife malullüklerini belgelemeleri ve müstahak olmaları şartıyla müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanacağı, bunlara geçmiş süreler için aylık, aylık farkı ve emekli ikramiyesi veya farkının ödenmeyeceğinin hükme bağlandığı, dosyada bulunan er izin belgesi, … Asliye Ceza Mahkemesi Kararı, … Askeri Hastanesinin … tarihli raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının askerlik yaptığı … İlinden … tarihinde bayram iznini kullanmak amacıyla memleketi olan …ya hareket ettiği ve bu seyahati sırasında …. tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı ve ilk yardımın da … Devlet Hastanesinde yapıldığı ve davacının yaralanma olayına ilişkin sunduğu belgelerin vazife malülü sayılması için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.

Danıştay Kararınca;

İdare Mahkemesince, davacının oğlunun … İli … İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma er olarak bu görevi ifa etmekte iken rahatsızlanması nedeniyle sevk edildiği …100 Yataklı Hava Hastanesince beyin tümörü teşhisi konularak … tarihinde …Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, burada … tarihinde yapılan ameliyatı sonrasında … tarihinde vefat ettiği, aynı tarihli “ölü muayene ve otopsi tutanakta vefatın beyin tümöründen kaynaklandığının belirtildiği, davacının oğlunun ölümü nedeniyle tarafına vazife malüllüğü aylığı bağlanması talepli başvurusunun, ölüm olayında görevin neden ve etkisinin bulunmadığı yolundaki raporu gerekçe gösterilerek reddedildiği, Mahkemelerinin … tarihli ara kararı ile dava dosyasında yer alan sağlık raporları ve diğer belgeler esas alınarak, davacının oğlunun ölüm olayının, askerlik vazifesinden kaynaklanıp kaynaklanamayacağının sorulması üzerine, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. … tarafından hazırlanan … tarihli raporda, adı geçenin beyin tümörü nedeniyle vefat ettiğinin kesin olduğu ve bu durumunun askerlik hizmeti vazifesinden kaynaklanmadığının belirtildiği, bu durumda, davacı tarafından oğlunun ölüm olayının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğini kanıtlayıcı bilgi ve belge sunulamaması ve sözü edilen rapordaki görüş dikkate alındığında, ölüm olayının beyin tümöründen kaynaklanıp, bünyesel olduğu ve askerlik vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelmediği sonucuna varıldığı, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiş, Danıştay İdari Dava Dairesi Kararınca karar bozulmuştur.

Danıştay Kararınca

Dava, davacının, Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken silahla vurulması sonucu vefat eden oğlundan dolayı kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Askeri birimlerinin kontrolünde bulunan kışlada meydana gelen ölüm olayının vazifeden kaynaklanmadığını ispat etme yükümlülüğünün Devlete ait bulunduğu; ölümün aydınlatılamadığı durumlarda Devletin, sorumluluğu üstlenmesi gerektiğinden; askerlik görevinin ifası sırasında gerçekleşen ölümlerin aydınlatılamadığı durumlarda ölümün; görevin tesir ve etkisiyle gerçekleşmediği kabulünün ise ancak varsayım olacağı açıktır. Davacının oğlunun, Jandarma Uzman Çavuş olarak nöbet görevi sırasında ölmüş halde bulunduğu, ölüm sebebinin açıklığa kavuşturulamadığı, ölümün; görevin tesir ve etkisiyle gerçekleşmediğinin ortaya konulamadığı halde, makul bir açıklama yapma yükümlülüğü Devlete ait olan ölüm olayının intihar ya da kazadan kaynaklandığı varsayımına dayalı olarak, tesis edilen dava konusu işlemde ve vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Danıştay Kararınca

Davacının oğlunun …’ta askerlik görevini yapmakta iken çıktığı çarşı izni dönüşü tabur merkezine uğrayarak nöbetçi heyet tarafından verilen araçla bölüğüne gitmesi gerekirken saat 18:00 sularında izinden döndüğü, yürüyerek cephe birliğinin giriş kapısına kadar yaklaştığı ve nöbetçi erin dur ihtarına uymadığı ve hakaret ederek yürümeye devam ettiği, nöbetçi erin bir el ateş etmesi sonucu oğlunun ölmesi olayında, müteveffa, her ne kadar nöbetçi heyet tarafından verilen araca binmemiş ise de, ölüm olayının yolda değil geldiği askeri birlik kapısında olması, nöbetçi erin talimata uygun atış yapmamış olması bir arada değerlendirildiğinde, ölüm olayının, müteveffanın, yükümlü olduğu askerlik görevini yerine getirmekte iken, askeri alan içerisinde ve askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği açık olup, davacıya, oğlundan dolayı vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği…

Danıştay Kararınca

Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlu  …’ın … İli, …İlçesi, … Komutanlığında askerlik görevini yapmakta iken, … tarihinde … sınırı …Karakolu devriye nöbeti sırasında uyuduğundan bahisle tartıştığı diğer nöbetçinin tüfeğinin dipçiği ile kafasına vurulması sonucu öldüğü, ölüme sebebiyet veren kişinin yargılanması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… Sayılı kararı ile sanıkın “ölüme sebebiyet verecek şekilde yaralama” suçundan yargılanarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, davacılar tarafından oğullarının askerlik görevini yaparken vefat etmesi sebebiyle vazife malulü aylığı bağlanması istemiyle yapılan başvurunun T.C. Emekli Sandığı Yönetim Kurulu’nun … tarihli ve … Sayılı kararı ile ölüm olayının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğinden bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacıların oğlunun ölüm olayının, müteveffanın nöbet görevi sırasında, görevin sebep ve etkisiyle gerçekleştiği açık olup, davacılara oğullarının ölüm olayı sebebiyle vazife malullüğü aylığı bağlanması gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Danıştay Kararınca

Dosyanın incelenmesinden; davacıların murisinin … Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken sabah kurumuna gitmek üzere davalı idarece tahsis edilen servis aracına bindikten sonra aynı kurumda görev yapan başka bir infaz ve koruma memuru tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucunda ölmesi nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle yaptıkları başvurunun reddi üzerine işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Buna göre, davacılar murisi, her ne kadar bizzat görevini ifa ettiği sırada meydana gelen olayda vefat etmemişse de, kamu görevlisi olarak idarece tahsis edilen servis aracına binerek vazifesini ifa etmek üzere iş yerine gitmesinin göreviyle bağlantılı olduğu ve görevinden ayrı düşünülemeyeceği açıktır. Bu durumda, vazifesini yerine getirmek için işine gitmek üzere idarece tahsis edilen servis aracında iken diğer kamu görevlisi tarafından gerçekleştirilen saldırıda gerçekleşen ölüm olayının, davacılar murisinin görevinden kaynaklandığının kabulü gerektiğinden, davacılara vazife malullüğü hükümlerine göre aylık bağlanmamasına ilişkin dava konusu işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nce;

Davacıların oğlu …’ın askerlik görevini yerine getirmekte iken, …  tarihinde intihar ettiğinden bahisle, hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle yapılan … tarihli başvurunun cevap verilmek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; intihar olayından sonra … Askeri Savcılığı’nca yürütülen ve kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla neticelenen soruşturma esnasında, davacıların oğullarıyla aynı birlikte görev yapan askerlerin alınan ifadelerinde, …’ın askerliği sevmediğini, askerlikten kurtulmak için yollar aradığını belirttikleri, …, diğer taraftan, davacıların oğlunun askere geldiğinden bu yana askerliğe alışamadığı, her ortamda sevmediğini söylediği, hatta kendisini sakatlamak ve öldürmekten bahsettiği ve bundan da komutanlarının haberi olduğu halde hastaneye sevki yapılmak suretiyle durumunun kontrol edilmediği, psikolojisinin bozuk olmasına rağmen dolu silahla nöbet tutturulmaya devam edildiği anlaşılmış olup, netice olarak psikolojisinin bozulması ve sonrasında intihar etmesi olayının, görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği ve hizmetin kusurlu işlemesi nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla, idarenin bütünlüğü ilkesi de dikkate alınarak, davacıların vefat eden oğullarının vazife malulü sayılması gerekirken, bu yöndeki talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.

Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek gereği görüşüldü; İdare Mahkemesi’nce verilen karar; usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde başvurana iadesine, … tarihinde oybirliğiyle ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.

Danıştay Kararınca;

Dosyanın incelenmesinden; davacılar murisi …`nin .. tarihinde görevli olduğu sırada … Gölü civarında yangın olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine intikal ettiği, o sırada olay yerinde bulunan itfaiye aracının pompasının çalışmadığı, eline geçirdiği bez parçalarıyla yangına bizzat müdahale ettiği, takviye itfaiye araçlar gelip yangın tamamen söndürüldükten sonra ekip otosuna bindiğinde fenalaştığı, … Sağlık Ocağında ilk müdahalesini müteakip ambulansla … ve Travmatoloji Hastanesine sevk edilirken yolda vefat ettiği, muhtemel ölüm nedeninin …  tarihli ölüm raporunda “hipertansiyona bağlı cardio ve scular hastalık” olarak belirtildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünün şehit kayıt defterinde başkomiser …`nın … sırada kayıt edildiği, T.C. Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun …  tarih ve … sayılı işlemiyle …`nın ölümünün, “görevli olarak gittiği orman yangınında, yangın söndürme işleminde sarfettiği efor neticesi meydana gelen hipertansiyona bağlı kardiyo Vasküler yetmezlik” sonucu oluştuğuna oybirliğiyle karar verilmiş ve sandık yönetim kurulunun … tarih ve … sayılı Kararıyla 5434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 5434 sayılı Yasanın 45. maddesinde öngörüldüğü haliyle ölümünün barışta güven ve asayişi koruma görevini yaptığı sırada ve bu görevinin neden ve tesiriyle meydana geldiği Emekli Sandığı tarafından kabul edilerek vazife malullüğü hükümleri uygulanan ve davalı tarafından görevli iken şehit olduğundan bahisle şehit kayıt defterine kaydedilen …`nın mirasçılarının, 2330 sayılı Yasa kapsamında tanınan haklardan faydalandırılmaları zorunlu olup, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bize Ulaşın

Telefon

(0312) 229 11 67

Bizi Takip Edin!